Hidayet geçenlerde ABD'de yayınlanacak bir reklam için kameraların karşısına geçmiş.Marka tanıdık;Türkiye'de de şubeleri olan Pizza Pizza.Oldukça eğlenceli görünüyor,iyi iş çıkartmışlar.Bir göz atın derim ben..

Yes Coach !

 



http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.pngEtiketler : Hidayet Türkoğlu,Basketbol,NBA


    http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png     http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png

21 January 2010

Ana,It's all up !



Evet efenim tenis dünyasından bir adet daha "1 numarayı" uğurlamak üzereyiz.Kendisine olan sevgimiz sağ tarafta göründüğü gibi diğerlerinden biraz ayrılır.Bu sevgiden kasıt tabii ki çift el backhandi değil,eğer öyle olsaydı zaten Jankovic,Sharapova veya Hingis'in resmi olurdu sağ tarafta.

Bu sevgiden kasıt -evet bildiniz- güzelliği.Ancak malesef güzellik WTA'de başarı getirmiyor.Ana,2008 de kazandığı Roland Garros'dan sonra magazin basınının içine iyice girmesiyle kortlardan uzaklaştı.Grand Slamleri daha yakından incelemek gerekirse ;

Avustralya Açık;

2006/2.Tur
2007/3.Tur
2008/Final
2009/3.Tur
2010/2.Tur

Amerika Açık;

2006/3.Tur
2007/4.Tur
2008/2.Tur
2009/1.Tur

Roland Garros;

2006/3.Tur
2007/Final
2008/Şampiyon
2009/4.Tur

Wimbledon;

2006/3.Tur
2007/Yarı Final
2008/3.Tur
2009/4.Tur



Bir çok bakımdan 1 numarayı "hiç bir zaman" haketmediğini söyleyebiliriz. Ana 2008'de ne yapmış ki ? Wimbledon ve Amerika Açık'ta rezalet oynamış,Roland Garros'u kazanmış ve Avustralya Açık'ta final oynamış.Kötü bir sert kort tenisçisi oldugunu zaten biliyoruz ama oyuna artık hiç bir şey katmamaya başladı.İnsanlar eskiden genç bir yıldızı izlemek için televizyonu açıp bakıyorlardı ama şimdi sadece poposunu izlemek için denk gelirse seyrediyorlar.Acı ama durum bu.Bir tenissever kalkıp da 2009 yılında Clijsters-Henin maçı varken gidip de Jelena Dakic-Ana Ivanovic maçı izlemez.Çünkü ihtiyaç duymaz,yapacak işleri vardır.Ana işleri bu noktaya getirdi,bu saatten sonra geri dönmesi de oldukça zor.İyi bir koça ihtiyacı olduğu kesin.Mental olarak çöktüğü de aşikar olduguna göre Clijsters'ın yaptığı gibi bir aile kurarak hayata yeniden başlayabilir.

Belki ilerde tekrardan toprakta fırtına estirirken görebiliriz Ana'yı.. 
 


 http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Tenis,Austrialian Open

http://img10.imageshack.us/img10/6581/tnslogo.png


  


Arenas ve NJN takım uçağından sonra NBA muhitinin son zamanlarda üzerinde en çok konuşup tartıştığı konu son aylarda tabiri caizse iyice "azan" GSW guardı Monta Ellis'in All-Star olup olamayacağı.Biz de blog olarak bu konuyu tartışalim,olayı derinlemesine bir inceleyelim dedik.Hadi afiyet olsun.

Kişisel olarak bu tip oyuncuları hiç sevmem.Gününde olmadıkları zaman sırf sezon ortalamaları düşmesin diye iyice zorlayıp takımlarını baltalarlar,sorumluluk alayım derken inanılmaz derecede gereksiz top kayıpları yaparlar(Bknz:09/10 Ellis:4.2 TO).Tamam top çalabilirsiniz ama insana durup dururken "1 man turnover machine" lakabını takmazlar.Asist/Top Kaybı olayına hiç girmiyorum ne siz üzülün ne de Ellis üzülsün keza yaptığı asistle top kaybı aynı.NBA Genelinde 201.liği Shawn Marionla paylaşıyor.

Ellis bu sezon 26.5 ppg 4.5 reb 5.3 ast ortalamasıyla oynuyor,iyi hoş.2010'da oynadığı 4 maçta da %51 saha içi isabetiyle 30.3 sayı 5 reb 5 ast ortalamalarını tutturmuş o da güzel.E kardeşim ama sen maç başına Nelson'un sisteminde 22 (Ellis'ten fazla şut kullanan Kobe ve Melo var) şut kullanıyorsun.Madem All-Star'ı hakettiğini düşünüyorsun takımının başarılı olması gerekmez mi ?

Gelelim All-Star seçilme ihtimaline.31 Aralık itibariyle sonuçlarda;

Doğu: Iverson,Wade,LeBron,Garnett,Howard
Batı: Kobe,T-Mac,Carmelo,Nowitzki,Amare

10 kişiden 9'u kesin,sadece McGrady'nin all-star olup olamayacağı belli değil.T-Mac 649,563,Nash 648,558,CP3 622,619 oyda.18 Ocak'a kadar ben Nash'in McGrady'i geçeceğini düşünüyorum.Geriye kalıyor 7+7=14 seçim 

Adaylar arasında; 

Doğu/Guard: Carter,Ray Allen,Joe Johnson,Rondo
Doğu/Forward: Bosh,Pierce,Josh Smith,Granger
Doğu/Center: Shaq,Horford


Batı/Guard: Paul/Nash,D-Will,Roy,Billups---Ellis
Batı/Forward: Duncan,Durant,Gasol,Ariza,Boozer,Zach,
Batı/Center: Bynum,??

Doğu'da JJ,Bosh,Pierce,Shaq,Granger ve Josh Smith/Horford ikilisinden birinin(belki ikisi) kesin seçileceğini düşünüyorum.Son isim kalan 3 kişinin arasından seçilir-o da büyük ihtimal- Carter olur.

Geçelim yazıyı ilgilendiren Batıya.Deron,Duncan,Durant,Bynum,Roy kesin isimler.Eğer T-Mac ilk 5 çıkarsa Nash ve Paul bu listeye dahil edilip Batı tamamlanır.Ancak Nash veya Cp3 den biri McGrady'i geçerse otomatikman 1 veya 2 kişilik boşluk doğacak.İşte problem de burda başlıyor.Deron+Roy+Nash/Paul=3 guard.Forvetten min 2 kişi gelecek(Duncan,Durant),Bir de Bynum var eder 6.Burda iş koçlara veya Stern'e kalıyor.Son 5 yıldır yedekten 3 guard seçilmiş.Bu yıl Batı'da adam gibi oynayan Pivot olmadığından dolayı guardlara veya forvetlere +1 lik bir kontejyan açabilirler.Bu da Ellis,Ariza,Gasol veya Billups'ın işine gelir.

Ancak Hornets All-Star'a kadar müthiş bi' seri yapıp Okafor azarsa durum değişir,bütün planlar güme gider..

Herkese mutlu yıllar,görüşmek üzere.. 
 

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Basketbol,NBA

   http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png    http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png








Ne %75 le 37 sayı atan Brandon Roy ne de triple double'ın kıyısından dönen LBJ..Gecenin adamı S-Jax!.Deplasmanda sadece 1 galibiyeti olan Charlotte'a ikinci galibiyetini American Airlines'da aldıran swingman kendisi adına son yılların en iyi maçını çıkardı.Yahu hiç izlemesek Stephen Jackson değil diyeceğiz.Çünkü bu adam dün geceyi sadece bir top kaybıyla tamamladı.Evet 1.Bu sezon maç başına 3.4,kariyer ortalamalarında ise maç başına 2.5 top kaybı yapan Stephen Jackson'dan bahsediyoruz.

Neyse diğer maçlara geçelim.Doğuda 7 maçtır kazanan Cleveland Izod'dan neredeyse hiç bench katkısı alamadan 8 sayılık galibiyetle ayrılmış (94-86). Lebron dışında dikkati çeken isim 15 sayı 12 ribaundla double-double yapan Anderson Varejao..

Guardlarıyla ilgili ciddi sıkıntıları olan (ciddi derken oyun anlamında değil,ateşli silahlar bakımından :) )Wizards bunca soruna rağmen formda Spurs'e karşı evinde iyi direnmiş(97-86).Son çeyrekte 27 sayı yemeseler maçın skoru belki de daha farklı olabilirdi.Butler+Arenas'ın %43 le 47 sayı attığı maçta Spurs'ü sürükleyen isimler Duncan (23 sayı 7 rib) ve R.Mason (20 sayı 3 asist) 

Savunma yapmaya niyetli olmayan iki takımın mücadelesinde kazanan taraf 122-111 ile Pacers olmuş.Hatırlarsanız Granger'sız çıktıkları 13 maçta sadece 3 galibiyet alabilmişlerdi ve aynı zamanda bu galibiyetle 8 maçlık mağlubiyet serisine de son vermiş oldular..Head ve Hibbert 21'er sayıyla takımlarının en skoreri olurken,T'Wolves'da Al Jefferson'ın 23 sayı 6 ribaund ve Kevin Love'un 16 sayı 8 ribaundlık katkısı mağlubiyete engel olamamış.

Doğu'da nihayet play-off potasına giren Raptors kazanılan 5 maçın üzerine dün gece Boston deplasmanına çıktı.Sahaya Garnett,Pierce ve Rondo'dan yoksun çıkan Boston 103-96 ile kazanmayı başardı.Hidayet'in 9 şut kullandığı karşılaşmada Ray Allen 23 sayı ile takımının en skoreri olurken Toronto'da 25 sayı 9 ribaundla oynayan CB4 yenilgiyi engelleyemedi.

Nelson'ın parkelere geri döndüğü maçta Rose'un 30-6-7'sine çare bulamayan Magic United Center'dan 101-93 mağlup ayrıldı.Magic cephesinde Hedo'nun gidişiyle baş gösteren pivota top inmeme sorunu devam etmekte.Son 10 maçın 7 sini Lewis'in şut performansının eskiye dönmesiyle kazandılar ancak Howard'ın dün kullandığı şut sayısı: 7.Size şöyle bir istatistik vereyim;
2008-2009 Howard FGA:12.4
2009-2010 Howard FGA:9.0

Hele geçtiğimiz 4 ayda kullandığı şut sayısı giderek düşmüş.Ekimde 11.0,Kasımda 9.3,Aralıkta 8.5,Ocakta 8.3 .

Diğer maçlarda alınan sonuçlar şöyle; 

Oklahoma City 97
Milwaukee 103 

Memphis 128
Phoenix 103

Denver 105
Utah 95

Dallas 99
Sacramento 91

Golden State 89
Portland 105





Hidayet Türkoğlu 38 Dakikada 12 Pts 7 Reb 7 Ast %44 FG
Ersan İlyasova 21 Dakikada 8 Pts 10 Reb 2 Ast 2 St %33 FG
Mehmet Okur 33 Dakikada 16 Pts 9 Reb 3 Ast 2 Blk %42 FG
 


Günün 5'i

Russell Westbrook 17 sayı 9 ribaund 13 asist 2 blok,2 steal,0 top kaybı
  
Brandon Roy 37 sayı 5 ribaund 6 asist

Stephan Jackson 35 sayı 8 ribaund 4/7 üçlük isabeti 

Chris Bosh 25 sayı 9 ribaund 11/15 saha içi isabeti 

Andrew Bogut 23 sayı 15 ribaund 2 blok

   
http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Basketbol,NBA

    http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png   http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png

31 December 2009

Ağır Ol Roberto'm



"If City finish in the top four we will look for players of the highest level. I would like Maicon," he said matter-of-factly. "With Ibra there's always been a rapport of great loyalty.

"Ligi ilk dörtte bitirirsek, üst düzey oyunculara ihtiyacımız olacak. Kendi bölgesinde en iyi olanları transfer edeceğiz. Maicon ve Ibra gibi"

Roberto Mancini/Manchester City Teknik Direktörü 


Mark Hughes'un ayrılmasının ardından City'nin başına geçen İtalyan teknik direktör Roberto Mancini iki maçta alınan 6 puanın verdiği gazla bugün "İngiliz Basını'nın sevdiği tarzda" transfer açıklamalarında bulunmuş.Sağ beke Maicon'u,forvete Ibrahimovic'i isteyen Mancini;orta saha içinse Gerrard ve Lampard arasında kararsız kalmış..Lampard'ın "Ailem Londra'da yaşamaktan mutlu,çocuklarımın eğitimi için burda kalmam gerekiyor" açıklamasını yapmasının ardından rotanın Gerrard'a çevirildiği öğrenildi.Eğer City Gerrard'a imza attıramazsa Fabregas veya Messi'den birinin işini bitireceği gelen haberler arasında.

Mancini Xmas'dan çıkamamış anlaşılan..

PS:Yoğun programın ardından nihayet döndüm,bundan sonra ayrı kalmamak dileğiyle :)

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.pngEtiketler : Premier Lig,Transfer,Calcio

  http://img16.imageshack.us/img16/7349/futbollogo.png




Bu İspanyolların sağı solu belli olmuyor gerçekten.Gece adamı kovdular,öğlen takımın başına yeni birisini getiriyorlar.Herhalde Chelsea maçından önce adayları belirlediler.

İspanyol basınına göre bunlar:Aragones,Ramos,Laudrup,Flores,Spaletti ve bizim basına göre Terim.Cerezo ise fazla spekülasyon yapmadan (24 saatte) geçen sezon Benfica'yı çalıştırmış 44 yaşındaki Quique Flores'i takımın başına geçirdi.

Baştan başlayacak olursak ;

Resino bir Atletico efsanesi ama siz ligde 7 haftada 6 puan toplayıp ŞL'de tek puanınızı APOEL'den alırsanız taraftar sizde ne efsane bırakır ne de başka birşey.Alınan kötü sonuçların üzerine medya baskısı da eklenince o teknik direktörün zaten o koltukta oturma şansı pek kalmıyor.Nitekim Atletico yönetimi de büyük resmi gördü ve dün gece Resino'nun işine son verdi

Ardından yukarda bahsetmiş olduğumuz adaylar arasında seçim yaptılar.Laudrup reddetmişti,Aragones kulüp takımı çalıştırmak istemiyordu,Ramos zaten CSKA'daydı.Spaletti'ye yöneldiler ancak o da olmadı.

Geriye iki isim kalmıştı Terim ve Flores.Halihazırda yapılmış olan "Terim'i Atletico'nun başında görmek istiyor musunuz?" anketinde Terim'in  %63'lük Evet oyunu alması Türk basınında (herzamanki gibi) coşkuyla karşılandı "Terim İspanya'da" "Atletico Fatih Terimle Anlaştı" gibi başlıklar yeniden atıldı.

Sonuç ?

Yine hüsran,yine hüsran.

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png EtiketlerFutbol,La Liga
 


http://img16.imageshack.us/img16/7349/futbollogo.png

16 October 2009

NBA 09-10 : Toronto Raptors



http://assets.espn.go.com/i/teamlogos/nba/lrg/trans/tor.gif

2008/09..

Toronto geçtiğimiz sezonu 33-49'luk derecesiyle Atlantik 4.sü olarak tamamladı.Son iki yılda sırasıyla 1. ve 4. olarak geçirilen sezonların ardından kuşkusuz takım için geçen berbat bir yıl olmuştu.Geçtiğimiz sezona son 4 yılın koçu Sam Mitchell'la girdiler ancak yapılan 8-9'luk derecenin ardından koçla yollar ayrıldı.Yerine gelen Jay Triano takımın başında bulunduğu 65 maçta sadece 25 galibiyet alabildi ve Toronto sezonu doğunun en kötü üçüncü takımı olarak bitirdi.

Dikkat Çeken İstatistikler/Güçlü ve Zayıf Yönler..

Serbest Atışlar


1. Toronto Raptors 1534 /1861 - %82
2. Dallas Mavericks 1516 /1852 - %81

3. New Orleans Hornets 1479 / 1833 - %80

Asist

1. Utah Jazz 2024
2. L.A Lakers 1908

3. Phoenix Suns 1905

4. Boston Celtics 1862

5. Toronto Raptors 1835


En Çok Üçlük Yiyen (Maç Başına)

1. Washington Wizards 8.2
2. Toronto Ra
ptors 7.6

  • Raptors maç başına 99.0 sayı atıp,101.9 sayı yemiş.
  • Takımda ilk 5 başlaması muhtemel 4 Avrupalı var.Calderon-Belinelli-Hidayet-Bargnani-Bosh
  • Jose Calderon'un 4 yıllık NBA kariyerinin asist ortalaması 6.7 -ki ilk iki sezon sadece 11 maç ilk 5 çıktı-

Ölü Sezon Hamleleri ve Takımdaki Değişimler

Tabii ki en dikkat çekici hamle Hidayet'in takıma katılması.Kimi forumlarda Raptors taraftarı şöyle diyor "Turkoglu was the Magic for Orlando... Vince is a Fantasy guy... not an X Factor like Hedo! " Colangelo'nun Hidayet'e o kontratı vermesinin sebebi de bu.Bosh bir süperstar,bu doğru ama asla takımına son periyotta maç kazandıracak bir isim olmadı.Takımınıza sadece son periyotları oynaması için bile Hidayet'i katabilirsiniz.Ayrıca Hidayet-Bargnani-Bosh üçlüsünün sahada olduğu bir 5 rakip takımın çakılı pivotlarını boyalı alanın dışına çıkaracaktır.

  • Belinelli geçtiğimiz yıl aldığı süreleri iyi kullandı.Bu yıl 10 sayı ortalamasının üstüne çıkmasını beklemek yanlış olmaz.
  • DeRozan 9. sıra için iyi seçim.Müthiş bir potansiyel.2 yıl içerisinde USC'da yaptıklarını NBA'de de yapabilir.
  • Kapono takasıyla gelen Reggie Evans zaten bildiğimiz bir isim.Herhalde takım da ondan skor katkısı beklemiyor.Oyuna girdiğinde gereken sertliği sağlayacaktır.
  • Jarrett Jack artık bir vetaran.Yeni görevi alacağı sürelerle Calderon'un dinlenmesine yardımcı olmak.
  • Nesterovic ise Oberto'nun yıllardır yaptığını yapacak.Eskiden ilk 5 çıktığı takımında bu sefer kenardan etkili olmaya çalışacak.
  • Antonie Wright'ın kendini göstermesi şart.2010'da serbest kalacak olması bir dezavantaj ama bunu avantaja çevirip 5-6 milyon dolarlık kontratı kapmak kendi ellerinde.

Salary Cap ve 2010 Serbest Oyuncu Piyasası


                                                     
            Kontratlar yukarıda gördüğünüz gibi.Bosh,gelecek sezon için opsiyonunu daha önceden kullanmayacağını açıklamıştı.Onun dışında takım iskeletinde herhangi bir değişim olmayacaktır.Eğer seneye piyasaya girerlerse (ki bu çok muhtemel) Colangelo'nun yöneleceği isimler Bosh'ın yerine bir 4 numara(David Lee,Al Harrington) veya bir iki numara (Joe Johnson,T-Mac) olabilir.


Yeni Sezondan Beklentiler

PG:Jose Calderon/Jarrett Jack
SG:Marco Belinelli/Antoine Wright
SF:Hedo Turkoglu/DeMar DeRozan
PF:Andrea Bargnani/Reggie Evans
C: Chris Bosh/Rasho Nesterovic


 Kanada ekibi 1995 yılından beri mücadele ettiği NBA'de sadece 5 kez play-off yapabilmiş.Bunların ikisi son üç yılda olmak üzere gidebildikleri en son nokta Doğu Yarı Finalleri..

Koç Triano'nun bu sezon için öncelikli amacının Play-off'a katılmak olduğunu varsayabiliriz.Katıldıkları takdirde de eğer normal sezonu Boston'ın ardında bitirebilirlerse ilk turu geçme şansını yakalayabilirler.Dediğimiz gibi bu sezon için öncelikli amaçları Sixers'ı geçmek



Tahmin:
Atlantik 3.lüğü,Doğu 8.liği



http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : NBA,09-10 Pre-Season Yazıları,Basketball

http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png




Herkese tekrardan merhaba ! Uzun süredir yazma fırsatı bulamamıştık,şimdi muhtemel bir yazı dizisiyle tekrardan karşınızdayız.Yazı dizisi ne ile mi ilgili ? Tabii ki NBA.

Pre-season maçlarının oynanmakta olduğu şu günlerde takımlar artık yavaş yavaş kendilerini normal sezona hazırlıyorlar.Ligin başlamasına da hazır 12 gün kalmışken yapabildiğimiz kadarıyla takımları tek tek inceleyelim dedik.Umarım keyifle okursunuz..

Takım Listemiz şu şekilde;

1.Toronto Raptors
2.Utah Jazz
3.New Jersey Nets
4.New York Knicks
5.Cleveland Cavaliers
6.San Antonio Spurs
7.Boston Celtics
8.L.A Lakers
9.Washington Wizards
10.Orlando Magic
11.OKC Thunder
12.Indiana Pacers
13.L.A Clippers



http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : NBA,09-10 Pre-Season Yazıları,Basketball

http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png

02 October 2009

Alonso Ferrari'de



Her sporun bir zirvesi vardır ya hani;futbolda Şampiyonlar Ligi,basketbolda NBA,teniste Wimbledon gibi.F1'in zirvesi ise Ferrari için yarışmaktır.Alonso bunu geç de olsa 3 yıllık 30 milyon $'lık kontrata imza atarak gerçekleştirdi.Ha kişisel olarak Alonso'dan pek haz etmem,orası ayrı.Ama yaptıklarını da takdir ederim.Bir kere Schumi'nin hegemonyasını bitirmiştir,daha ne olsun.Ferrari'nin sistemine uygun bir pilot olduğunu söyleyebilirim.Hiç olmazsa "IceMan" değil.Taraftarı bol olan bir takımda olduğu için performansı artacaktır.Massa ile iyi bir ikili olmalarını dilerim.

Massa 28,Alonso 28,Raikkonen 30,Hamilton 24,Fisichella 36,Schumi ise 40 yaşında.Raikkonen McLaren'a,Fisichella ise Ferrari yedek pilotluğuna geri dönecek.Domenicali takıma üçüncü bir araç istiyor.23 Ekim'de FIA seçimleri var.Eğer Todt FIA başkanı olursa Schumi'yi yeniden pistlerde görebiliriz.Bakalım Ekim sonunda neler olacak..


http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Formula 1,Ferrari

http://img2.imageshack.us/img2/1192/f1logo.png


Bayat haber ama olsun;Chris Bosh sol dizindeki zorlanma nedeniyle antrenman kampının başlangıcını kaçıracak.Dallas'daki evinde yaptığı antrenmanda dizini inciten,ardından Çarşamba günkü takım antrenmanında sakatlığı tekrarlayan Bosh için kuşkusuz bu sezon çok önemli.Sezon içerisinde yaşayacağı olası bir sakatlık kariyeri açısından önemli olacaktır.Sezon sonu "free agent" statüsünde olacak Amerikalı oyuncu ile NYK ve NJ ciddi anlamda ilgileniyor.


http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Basketbol,NBA

http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png http://img171.imageshack.us/img171/6905/nbalogo.png

24 September 2009

Michael Wright Turow'a Gitti



Takımın başına Sasa Obradovic'i getirerek Avrupa basketbolunun dikkatini çeken Turow Zgorzelec (Ben de söyleyemiyorum,sormayın) geçen yıl ülkemizde TT forması giyen Michael Wright'ı kadrosuna kattı.Wright'ı tanıyıp,Turow'u tanımayan okuyucular için Polonya temsilcisinin 25 yıllık tarihinin kısaca üstünden geçelim.

  • Prokom'un hegemonyasında geçen son 6 sezonun 3'ünde 2. olmayı başarmışlar.
  • 47 yıllık bir kulüp;hiç şampiyonlukları yok.
  • Euroleague efsanesi Tyus Edney son sezonunu burda geçirdi
  • Eurobasket 2009'da milli takımlarına 3 oyuncu verdiler(Witka,Wojcik,Roszyk)
Michael Wright'ı pek tanıtmaya gerek yok.Bu kadar iyi bir boyalı alan skorerinin Polonya liginde oynamasının çok fazla nedeni olamaz.Ya pozisyonuna göre undersized'dır,ya çok büyük bir sakatlık yaşamıştır ya da artık sonbaharını geçirmek için ülke dolaşıyordur.Michael Wright'da bunlardan biri oldu.Orthez sonrası düşüşe geçen bir kariyer.Gerçekten üzücü..


http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Basketbol,TBL

http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png


La Liga/Lionel Messi - Barcelona

2008 Ekiminde 6-1 ile geçtikleri Atletico'yu tekrardan Camp Nou'da ağırlayan Barcelona bu sefer 5-2'de karar kıldı.Sürklase ettikleri maçta takımın direksiyonunda iki gol atan Arjantinli vardı.



Premier League/Fernando Torres - Liverpool

Upton Park'ta maçı bir türlü koparamayan Liverpool'a 3-2 lik galibiyeti ilk ve son golleri atan Torres getirdi.


TSL/Shabani Nonda - Galatasaray

Oyuna sonradan giren Nonda;İlker Meral'e rağmen hat-trick yaparak galibiyet serisinin devam etmesinde başrol oynadı.



Serie A/Diego Milito - Internazionale

Cagliari karşısında zor anlar yaşayan Inter'de iki gol atarak kilidi açan oyuncu oldu.


Ligue 1/Yoann Gouffran - Bordeaux

Son şampiyonun lige iyi başlayan Boulogne karşısında oynadığı futbol tatmin etmese de genç yıldızı iki gol atarak takımının deplasmanda galip gelmesini sağladı.



Bundesliga/Edin Dzeko - Wolfsburg

Bundesliga'nın ilk üçüne son üç haftada kaybederek mini krize giren Wolfsburg'u Edin Dzeko attığı iki golle Gelsenkirchen'den çıkartmayı başardı.



http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Avrupa'da Futbol,Futbol

http://img16.imageshack.us/img16/7349/futbollogo.png

20 September 2009

İyi Bayramlar

Yine bir şeker bayramı.Blog açılalı tam bir yıl oldu.

Herkese iyi bayramlar..


Dün geceki müthiş finalin ardından USOpen sona erdi ve ATP'de geçen 15 güne göre farklı bir sıralama oluştu.Özellikle seribaşı olmayan raketlerin sıralamayı hayli etkilediği turnuvayı (Isner,Acasusco,Lapentti) Arjantinli J.M Del Potro şampiyon olarak kapattı.İlk 10'da bir sıra düşme/çıkma dışında herhangi bir değişim yok.Nadal 2. sırayı geri aldı,şampiyon Del Potro 4. turda Isner'e elenen Roddick'i geçti falan.Esas eğlence altlarda;Hewitt 6 sıra yükselerek 26.lığa,Isner 16 sıra yükselerek 39.luğa,Benneteau ise 7 sıra yükselerek 36.lığa yerleşmiş.Başka bir sevindirici haber ise Marsel'den;o da 45 sıra yükselerek 186. sıraya çıkmış.(Career High 171. onu da belirtelim)

[Untitled-3.png]


FM oynarken takımınıza yeni bir oyuncu transfer etmişşinizdir.Çıktığı ilk maçta sakatlanır;size uzun bi süre takımdan ayrı kalacağı söylenir doktorlar tarafından.Sinirlenirsiniz ama iyileşene kadar da bekleyip nasıl oynayacağını görmek istersiniz.Nihayet oynayacağı gün gelir.Takım 2-0 gerideyken oyuna alırsınız ve3 gol atar size maçı kazandırır.Kim Clijsters'ınki de öyle işte:"Superb Comeback".Tenis tarihinde 2 yıl ara verip çıktığı ilk grand slam'de kupa kaldıran bir oyuncu yok.Hatta USOpen tarihinde seribaşı olmadan kupayı kazanan raket yok.Biz sıralamaya geri dönelim.Clijsters turnuvayı kazanmasının ardından 19. sıraya yükselmiş,finalde oynadığı Caroline Wozniacki ise 3 sıra birden yükselip 6. sıraya oturmuş.Kuznetsova'nın yükselişi ise trajikomik.Önündeki iki isim (Dementieva,Jankovic) ikinci turda elenip kendisi 4. tura çıktığı için 2 sıra birden atlayıp 4.lüğe yükseldi.Alt sıralarda ise geleceğin süperstarları Melanie Oudin 26 sıra yükselerek 44.lüğe,Yanna Wickmeyer ise 28 sıra yükselerek 22.liğe çıktı.Safina'yı eleyen Kvitova 18 sıra yükselerek 54. lüğe,Ana Ivanovic'i eleyen Bondarenko ise 18 sıra atlayarak 34.lüğe tırmandı.Şimdilik bu kadar.Avustralya Açık'ın ardından yine yazarız sıralamayı..




http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Tenis

http://img10.imageshack.us/img10/6581/tnslogo.png

12 September 2009

Türkiye 63-60 İspanya

Turnuvanın ilk 2 maçında bolca küfür yiyen bir adam gelip sizi en önemli günde kurtarabiliyor.Basketbol böyle bir oyun işte.Semih 11 sayı 6 ribo 2 blok 2 top çalma,Ersan 15 sayı 5 ribo 2 blokla İspanya'yı bitiren adamlar oldular.Kazanma nedenlerimizi 5 maddede sıralayacak olursak ;
  • Tanjevic bu maçta manyakça rotasyon uygulamadı;sadece dinlenmesi gereken oyuncuları dinlendirmekle yetindi.
  • Litvanya maçını katleden Radovic trioyla birlikte bu sefer iyi bir karşılaşma yönetti.
  • Gasol kardeşler ve Navarro'ya uygulanan sert savunma.
  • Maçta uzun serilere izin vermememiz.
  • 1-3-1 yaparken riske edeceğimiz adamı iyi belirledik:Ricky Rubio.
Tanjevic'i bu maç gerçekten çok beğendim.Scariolo'ya karşı taktiksel üstünlüğü barizdi.Ancak 00:12'de Llull eğer basketi yapsa Ender'in 00:20'de attığı gereksiz jump shot'ın bedeli çok daha ağır olabilirdi.Hedef artık sadece madalya değil,Daha ileriye !


http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.pngEtiketler : Milli Takım,Basketbol, Eurobasket 2009


http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png http://img171.imageshack.us/img171/5524/tbflogo.png

11 September 2009

HTSpor Semenya Haberi


Caster Semenya'yı artık tanımayanımız kalmamıştır.Ancak ne olduysa Berlindeki şampiyonanın 800 metre finalinde altın madalyayı kazandıktan sonra oldu.Evi,arabası,sevgilisi,demeçleri hep sansasyon yarattı.İlk önce erkek dediler,sonra ebesi çıktı "Hayır ben kefilim kadındır" diye açıklama yaptı.Bugün ise IAAF Avusturalya gazetesi Semenya'nın çift cinsiyetli olduğunu iddia etmiş.Kesin bir sonuç olmamakla birlikte Monaco'daki sonuçları bekleyeceklerini açıklamışlar.E tabi böyle bir haber ajanslara düşer de bizim milletimiz rahat durur mu ? Durmaz.HTSpor gayet "masumane" biçimde haberi yayınlamış ancak alttaki yorumları Saturday Night Live'a götürseniz başyapıt olarak televizyon tarihine geçer.Buyrun yorumlar sizin.

HTSpor
Guardian
Daily Mail
http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Atletizm,Comico

10 September 2009

Harun Erdenay & Orhun Ene

Eskinin kaptanları şimdinin koçları..


http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Basketbol

http://img16.imageshack.us/img16/2852/basketlogo.png



Her şey şehir efsanesi gibi başlamıştı, Adana Demirspor Livorno'yu konuk edecekti ve biz de tarihi bir olaya tanıklık edecektik. Ne yazık ki şanslı olan 15.000 biletli seyirci dışında 70 Milyon nüfuslu ülkede bunu izleyebilen hiç kimse olmadı. Cuma günü bu ülkede tarihi bir maç oynandı ama futbolun her şeyiyle yankılandığı, her alanda konuşulduğu topraklarda bizim gibi futbolun peşinde bıkmadan usanmadan koşanların elinde hiç bir bilgi yok. Konuşacak bir şeye, yapılacak farklı yorumlara sahip değiliz. Dünya çapında ses getirmesi gereken, Türk futbol tarihinde bir ilk olan, modern futbolu rafa kaldırıp 1950'lerin, 1960'ların ruhunu yaşatan bu tarihi maçı kamuoyumuzun, Türk basınının ve medya kuruluşlarının işgüzarlığı ve ilgisizliği sayesinde izleyemedik. Elimizde DHA'nın 4-5 dakikalık görüntüleri ve kendi yayın kuruluşlarındaki birbirinin kopyası haberleri, NTV Spor'un bir kaç haberi ve çekimiyle Anadolu'dan Futbol'un yazarı Hüseyin'in yazıları var bilgi olarak. Cuma gecesi Türk futbolu için nasıl tarihi ve unutulmaz bir gece olduysa Türk spor yayıncılığı için de aynı oranda tarihi ve utanç dolu bir gece oldu bizce.

Öncelikle DHA ve NTV'nin hakkını verelim, canlı yayın yapmamış olsalar bile ileride bahsedeceğimiz gibi siyasi yönü olan böyle bir müsabakadan bizi haberdar etmek için verdikleri çaba da önemliydi. Özellikle NTV'nin canlı bağlantıları ve Bağış Erten'in oraya gitmesi tatmin ediciydi. Yenilsen De Yensen De'yi sunarken konsept olarak bu maçı temel almaları da zaten işi önemsediklerini gösteriyor. DHA da elindeki görüntüleri diğer yayın organlarıyla paylaştı, kendine bağlı olan bir kaç gazetede haber yaptı bunu. Çaba harcayanların emeklerine ve çabalarına saygımız sonsuz elbette ancak futbol tarihimizde bir ilki yaşadığımız bu festival gibi olayla ilgili tüm verileri 10 dakikada izleyip-okuyup bitiriyoruz. Bu kadar kısa sürmemeliydi bir tarihe tanıklık etmek.

Şimdi Livorno'nun Türkiye'ye gelişinin belli olmasından sonra aşama aşama yaşanan olaylara ve bir tarihin gözümüzün önünden nasıl kaçıp gittiğine bakalım.

O olaya tam anlamıyla girmeden önce şuna değinelim : İlk paragrafın sonunca "bizce" diye kişisel bir ifade kullanmış olabiliriz ancak bunu açmak gerekir. Düşüncemiz bu olsa da kişisel olarak değil, ülke genelinde de hayati önemi olan bir olaydı bu sonuçta. Türkiye'nin 3. kademe ligi olan TFF 2. Lig takımı Adana Demirspor, Avrupa'nın 3 dev liginden biri olan İtalya Serie A'dan bir takımı Türkiye'ye getiriyor. Bu olay sadece Adana Demirsporlular'ı değil, en büyük rakipleri Adanasporlular'ı ve stada giremeyen tüm Adanalılar'ı, Anadolu'da futbolun peşinden koşan tüm tribün emekçilerini, karşılaşan iki ekibin ortak noktası olan solcuları ve solcuların da siyasi arenada en büyük rakibi olan sağcıları da ilgilendiriyor. Maça ilginin ne kadar fazla olduğunu anlamak için İzmir'den Yalı'nın, İstanbul'dan Çarşı'nın, Ankara'dan Alkaralar'ın ve çeşitli yerlerden bir çok taraftar grubu üyelerinin tribünde yer aldığını hatırlatalım. Futbolu kıyısından köşesinden tutan herkes kendini bir de siyasete adayanlar için zaten bulunmaz bir nimetti bu maç.

Artık yayın konusuna geçebiliriz tamamen. Bu maçın oynanacağı kesinleştiği zaman ilk olarak Adana Demirspor ve NTV Spor arasında ufak bir görüşme oluyor. Anlaşmaya varılamıyor ilk aşamada. Tabii bu 2 yönü var, Adana Demirspor ve NTV olarak ayrı ayrı bakmak gerekiyor. Aslında ikisi de farklı açılardan aynı yola çıkıyor ama açıklamalardaki ufak farklılıklar ilginç tezatlara da sebep oluyor. Öncelikle NTV'ye sorduğumuzda NTV tarafından canlı yayın konusunda bir niyet olduğu, görüşmenin yapıldığı ancak anlaşmanın sağlanamayıp sonuçsuz kaldığı söyleniyor. Bu gelişmelerin ardından Adana Demirspor başkanı aynı zamanda bir Adanasporlu da olan Güntekin Onay'ı arıyor ve bu maçın yayını konusunda bir ricada bulunuyor. Araya başkaları da sokuluyor ancak NTV ikinci aşamada pek de niyetli olmuyor yayın konusunda. Kısacası "bakarız" deniyor ve geçiştiriliyor olay. Detaylı görüşüp de anlaşılamama gibi bir durum yok ortada ama devamında da konuşulan bir şey yok. Öylece askıda kalıyor kulüp ile NTV arasındaki görüşme. Olumlu sonuç alınamamasındaki sebebin mali konular mı yoksa maçın siyasi durumu mu olduğu konusunda bir kanaate varamıyoruz yani. NTV'nin bu maçı kimseye kaptırmayacağını düşünürken yayın konusunda ciddi sayılabilecek bir gelişmenin olmayışı bile düşündürücü. Burada ilginç bir nokta da NTV'nin maçı yayınlamamasına rağmen bu işe en çok özen gösteren kanal olması ve diğer kuruluşların önünde yer alması, garip bir tezat oluşuyor bu açıdan bakınca.

TRT cephesinde ise olaylar başka bir boyut alıyor. NTV cephesindeki gibi basit bir ilgisizlik hikayesi değil olay. İlk başta ücretsiz yayınlayalım diyor TRT. Bu işin en tepesindeki kurum olduklarını söyleyip kulüple ücretsiz yayınlanması için anlaşmak istiyorlar, bir nevi ültimatom yolluyorlar kulübe. Ya parasız yayınlarız ya da yayın yapmayız diye. En azından sembolik bir ücret ödenmesi ve az da olsa bu güzel girişim için destek olunması isteniyor kulüp tarafından, TRT para vermemekte direniyor. Kulüp devreye AKP Adana Milletvekillerinden birini sokmak istiyor. Telefon görüşmesi yapılıyor ve TRT'den yayının yapılıp kulübe makul bir ücret ödenmesi yolundaki istekler iletiliyor. Bilin bakalım bir vekil bu tarihi maç için seçildiği ilin takımına nasıl destek oluyor ?.. Herhangi bir girişimde bulunmayıp kendisini vekil seçen ili böyle mükafatlandırıyor. Devletin elindeki kanala bir milletvekili olarak açıp rica etse ve bu maç TRT3'ten yayınlansa herkes tatmin olurdu. Ancak milletvekili bunu yapmadı, TRT yönetimi de bu güzel girişime finansal olarak destek sağlamayınca canlı yayın konusundaki son umut da uçup gidiyor. Tüm bu olumsuz görüşmelerin ve sonuçsuz çabaların ardından TRT maçın siyasi yönünü sebep gösterip yayınlanmama gerekçesini böyle açıklıyor kulübe. Mali konuların önüne perde çekilip ana sebep buymuş gibi gösteriliyor bir bakıma. Gerçi ana sebep olduysa o daha da vahim ya neyse, siyaset olayına girmeyelim, bizim tek derdimiz futbol. Her fırsatta Anadolu takımlarının gelişmesini savunanların, kendi normal reytinglerini fazlasıyla aşacağı neredeyse garanti olan böyle bir tarihi organizasyonu bedavaya getirme çabalarını da Türk futbolundaki kısır döngünün cevabını arayanlar için verilmiş en güzel cevap olarak addediyoruz.

Kaçırdığımız tarihi fırsatın verdiği üzüntü ve buna bağlı hayal kırıklığının etkisiyle elimizin uzandığı her yere uzanmaya çalıştık bize göre medya ayıbı olan bu olayın detaylarını öğrenebilmek için. Bunca bilgiye ulaştıktan sonra üzerine daha fazla yorum yapmak, işin siyasal boyutlarına karışmak pek bizim işimiz değil. Yukarıdaki olaylar çerçevesinde kaçan fırsat konusunda herkes gibi bizim de düşüncelerimiz var fakat bizim aklımız fikrimiz futbol. Bu yüzden kimseyi yönlendirmeden ulaşabildiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istedik. Gönül isterdi ki stadın kapasitesi doğrultusunda 15 binle sınırlı kalan bu tarihe tanıklık eden birey sayısı çok daha fazla olsun ama olamadı maalesef. Muhtemelen önümüzdeki sezon bir fırsatımız daha olacak bu şölen için. Bu sefer yer İtalya olacak. Bizim medya kuruluşlarımız akıllanır mı bilmiyoruz ama İtalyan TV kuruluşlarının tutumunu da merakla bekliyoruz. Bu tip olaylara son derece alışık olan ve bir çok takıntıyı aşıp demokratikleşmeyi başarmış olan İtalya'da yayın sıkıntısı olmayacağını düşünüyoruz aslında. Olmadı İtalya yollarına düşebiliriz şu heyecan ve merakla...

TV yayını konusunda canlı yayın olmasa bile izleyiciye maç sunulamaz mıydı diye düşünüyoruz. 90 dakika kaydedilir ve maç sırasındaki tatsız durumlar ve siyasi olaylar kırpılıp 60-70 dakikalık çok geniş bir özet şeklinde yayınlanabilirdi.

NOT : Bu yazı ile ilgili eleştirilerinizi ve itirazlarını violafranchi@gmail.com veya tanjuern@hotmail.com adresine iletmenizi rica ediyoruz. Destek olan ve şu an bu yazıyı okuduğunuz tüm blog sahiplerini destek olmalarına rağmen olası bir tatsız duruma karşı korumak için sorumluluğu fikrin oluşmasını sağlayan bu iki arkadaşımız üstleniyor.

NOT 2 : Yazı konusunda Blog İdman Yurdu ve Futbloglar gibi blogları toplayan oluşumların herhangi bir desteği yoktur. Tamamen kişisel olarak haberleşilerek böyle bir tepki düşünülmüştür.

NOT 3 : Yazı içerisinde de defalarca belirtildiği gibi amaç asla siyasi değildir, herkesin tek tepkisi bu tarihi ve eğlenceli maçı canlı canlı tüm detaylarıyla izleyememiş olmaktır.

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Futbol

http://img16.imageshack.us/img16/7349/futbollogo.png

05 September 2009

Türkiye 4-2 Estonya


Rakip İspanya değil ki önde basasın,oyunun yönünü sık sık değiştiresin.Kesinlikle rakibe göre taktik belirlemiyoruz,işte sıkıntı da burda.Bugün Estonya'nın hızlı bir forveti olsa kim bilir neler olacak.Verpakovskis'i ne çabuk unuttun diye sorarlar adama.

Rijkaard demişti ya hafta içinde "Türk futbolunda herşeyden biraz var ama hiçbirşeyden tam yok.".Fona o sözü koyun ordaki adama da bu maçı izlettirin.Belki o zaman oradaki adamlar bir şeyleri kavrarlar.Futbolda rakip küçümsenmez ama oynadığın rakip eğer zayıfsa seviyesine göre varyasyonlar oluşturur,stratejini belirlersin.Biz rakip Brezilya da olsa Estonya da olsa aynı tarz oynuyoruz.Orta sahada oyun yönlendirme sıkıntımız zaten yok.Arda,Emre hatta Hamit topu verdiğinde alıp gidebilen adamlar.Arda'nın solda ilk yarı yaptıklarını gördük eğer Kazım kendi milli takım performansının yarısını gösterse zaten maç ilk yarıda 5 olurdu.

Benim gördüğüm bu takım hâla Marco'suz oynamaya alışamadı.Arda FM tabiriyle AML/C oynuyor,Emre ise takımı yönlendiren adam konumunda.Kazım zaten hiç dönmüyor.Mecburen Gökhan Gönül'ü daha çok tandeme yardım ederken görüyoruz.Bu da bizim ağır stoperlerimizi hayli zor duruma düşürüyor.

Football Fans Know Better

Tuncay kendini çok geliştirmiş.Sercan,Hamit ve Emre çok iyi,Arda muazzam oynadı.Kendi açımdan umutlandığımı söylebilirim.Ancak Bosna'ya mutlaka ön libero sorununu çözerek gitmeliyiz.Aksi halde işimiz çok zor.

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Milli Takım,Futbol

http://img171.imageshack.us/img171/900/tfflogo.png http://img16.imageshack.us/img16/7349/futbollogo.png

04 September 2009

Marsel Ilhan v John Isner


Eurosport 2 izleyemeyenler için Justin'den gelsin.Maç için tıklayın efenim.

http://www.footballove.com/wp-content/themes/footbaLLove_jynxed/images/fltag.png Etiketler : Tenis,USA Open

http://img10.imageshack.us/img10/6581/tnslogo.png

Livescore